YAZARLAR

35 yıl sonra çocuğunun yaşadığını öğrendi

22 Nisan 2014 17:18

Ayşe Koçaslan, 1979 yılında Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde doğan ve “Öldü” denilen kız çocuğunu arıyor. Koçaslan ayrıca çocuğunun eşi tarafından başka birine para karşılığı evlatlık verildiğini iddia ediyor.

Dün sabah ATV ekranlarında ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programını izleyen Ispartalılar şok oldu. Çünkü Isparta’dan canlı yayına katılan Ayşe Koçaslan, 1979 yılında doğurduğu kız çocuğunun kendine “Öldü” denildiğini ancak yaptığı araştırma sonrası belgeli bir şekilde yaşadığını öğrendiğini anlatarak konu ile bilgisi olanlardan yardım istedi.

HER ŞEY BİR RÜYA İLE BAŞLADI

Hikâyesini anlatan Koçaslan, geçtiğimiz yıl bir rüya gördüğünü sırtı dönük bir kız çocuğunun kendisini çağırdığını söyledi. İlk etapta rüyayı önemsemeyen Koçaslan, aradan 1 yıl geçtikten sonra komşusuyla paylaştı. Ardından 2’si Hollanda’da ve 1’i Isparta’da yaşayan kızlarına da durumu anlatan ve “Acaba hemşire çocuğumu başkasına verebilir mi?” diye düşünen Koçaslan, harekete geçti.

KOMŞUSUYLA BİRLİKTE HASTANEYE GİTTİ

Komşusuyla birlikte Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne giden ve 1979 yılında doğan çocuğuyla ilgili bilgi almak istediğini bildiren Koçaslan’a dilekçeyle başvurması gerektiği söylendi. Ardından dilekçeyle tekrar hastaneye başvuran Koçaslan, gelen cevap karşısında şok oldu.

“ANNE VE KIZI ŞİFA İLE TABURCU OLMUŞTUR!”

Koçaslan, kendine gelen cevapta; “Arşiv kayıtları incelenmiş olup anne Ayşe Koçaslan, 26.04.1979 yılında saat 20.45'te normal doğumla 2800 gr ağırlığında canlı bir kız çocuğu dünyaya getirmiş ve 4 gün sonra Anne Ayşe Koçaslan ile bebek Makbule Koçaslan hastanemizden şifa ile taburcu edilmiştir” yazdığını söyledi. Bu cevap karşısında şok olduğunu ve kendine bebeğin öldüğü söylendiği halde hastane kayıtlarında bebeğin şifa ile taburcu edildiğini öğrenen Koçaslan, “Öldüğü söylenen bebeğin 4 gün sonra annesiyle taburcu edildiği söyleniyor. Dilekçeye gelen cevap çocuğun yaşadığını gösterir ciddi bir belgedir. O dönem çalışan tüm hemşireler zan altındadır. Kötü niyetli olmayan o dönemde çalışan hemşeriler programa bağlanır ya da bana bir şekilde ulaşırlarsa çok mutlu olacağım” dedi.

“BEBEĞİM ÖLDÜ DEDİKTEN SONRA EŞİMİ VURDULAR!”

Öte yandan o dönemde yaşadığı gelişmeleri aktarmaya devam eden anne Koçaslan, “Bana bebeğim öldü dedikten sonra eşimi vurdular! Şüphelerim var. Eşim bana sürekli ‘Kız doğuruyorsun’ diye eziyet ediyordu. Ben eşim tarafından çocuğumun başkasına verildiğini tahmin ediyorum. Hemşireyle de anlaşma yapmış olabilir. Çünkü eşim de hemşire de bana çocuğumun öldüğünü söyledi. Ben çocuğumu hiç görmedim ve eşim bana cenazeyi Doğumevi’nin defnedeceğini söyledi ve bebeğimi bana vermediler. Ben de inandım” diye konuştu.

“BELGELER DOĞRUYSA ÇOCUĞUMUN YAŞADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Hikâyesini anlattıktan sonra çocuğunun yaşadığını düşündüğünü ileri süren anne Koçaslan, “

Belgeler doğruysa çocuğumun hayatta olduğunu düşünüyorum. Ben o zaman köyde yaşıyordum. Bana böyle dedikleri için inandım. Ancak 35 yıl sonra aklıma takılıp araştırınca bu belgelerle karşılaştım ve şok oldum” diye konuştu.

“EŞİM BANA HEM EZİYET EDERDİ HEM DE ERKEK

ÇOCUK DOĞURAN BİR BAYAN ALACAM DERDİ”

Son olarak eşi Musa Koçaslan’ın kendisine sürekli “Erkek doğuracak bayan alacam” dediğini öne süren anne Koçaslan, “Ayrıca sürekli eziyet ederdi. O dönemde eşim öldüğü için bilgi de alamadım” dedi.

MÜGE ANLI’DAN ÇAĞRI

Programın sonunda ise Müge Anlı 26 Nisan 1979 tarihini bilen, hatırlayan, hastanede çalışan ya da o tarihte bebek dünyaya getiren hanımefendilere seslenerek “Bizlere lütfen ulaşın. Ayşe Hanım çocuğunun evlatlık verildiğini düşünüyor” dedi. 

Bu haber 522 kez okunmuştur.
  Yükleniyor...